Köşe Yazıları

Afrika’nın Geleceği

Afrika, zengin tarihine karşılık 16. yüzyıldan itibaren medenilerin mefaatleri için  köle, kan ve katliamlarla anılagelmiş bir kıta. Ya da fakirlik, yoksulluk ve sefalet görüntüleriyle karşımıza çıkan bir coğrafya. Ancak artık Afrika’da bir şeyler değişmeye başladı. Şimdi harekete geçme sırası Afrika’da, sırasını hiç de paylaşacağa benzemiyor.

2000 yılından itibaren Afrika’da bir hareketlenme söz konusu, kıta’da gittikçe ivme kazanan bir ilerleme var. Kişi başına gelir 2000 yılından beri ikiye katlandı ve bu yükseliş herkesi etkiliyor. Ortalama yaşam süresi son 10 yılda her 3 yıl için 1 yıl arttı. Bu, bugün doğan Afrikalı bir çocuk 3 gün önce doğan bir çocuğa göre 1 gün daha fazla yaşam süresine sahip olması demektir.

Bulaşıcı hastalıklar da gerileme sürecine girdi. 2000 yılından beri AIDS’e yakalananların sayısı yılda 600.000 kişi azaldı. Dünya Bankası’nın verilerine göre, sıtmadan kaynaklanan ölümlerin de %27 azalmasıyla sıtmaya karşı başarılı bir mücadele var.

Son 2 asırda nüfus artışlarının hızlandığı Dünya’da Afrika’nın nüfusu hiç bir zaman doğru bir nüfus sayımı ile ölçülemedi. Dolayısıyla potansiyel nüfusun ve nüfus artış hızının ne düzeyde olunduğuna dair kesin bir bilgi yok. Fakat genç nüfusun ve yatırım olanaklarının eşsiz bir durumda olduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçek.

Diğer yandan gelişmiş Batı ülkelerinin ekonomik doygunlukları sebebiyle büyüme hızlarının düşmesi işsizliğin ve borçlarının artması Afrika’nın önünü açmaktadır. Birçok ülke borcunu ödeyememesine rağmen Afrika’daki ülkelerin borçları milli gelirlerinin 1/10-20’i kadardır.  Çin’in çeyrek yüzyılda geçirdiği gelişim önümüzdeki yıllarda Afrika’da neler olabileceğine dair ipuçları vermektedir.

Sonuç olarak her ne kadar önemsenmese de Afrika’da devletin finansmanı ve özel sektör borçları çok iyi bir durumda. Küresel şirketlerin birçoğu da Afrika ile ilgili yatırım planlarını hazırladılar. Afrika’ya son 5 yılda yapılan doğrudan yatırımların büyük çoğunluğu Batılı ülkeler ve Çin’den geldi. Yatırımların geneli enerji sektöründe yapılıyor. Küresel enerji ihtiyacı göz önüne alındığında gelecekte Afrika’nın ne denli stratejik bir konumda olacağı tahmin edilebilir.

Hali hazırda Afrika’da günlük 10 milyon varil petrol üretiliyor. Bu, Dünya’nın en büyük üreticileri Suudi Arabistan veya Rusya’nın ürettiği miktarla aynı. Ayrıca telekom ve alışveriş merkezlerine de yatırım yapılıyor. Artık Afrika’nın köylerinde dahi mobil telefon ve internet bulmak mümkün. birkaç yıl önce hayal dahi edilemeyen bu durum Afrika’nın geleceği için oldukça umut verici.

Eski bir Afrika atasözü der ki: ”Ormanı orman yapan genç ağaçlardır.” Demografik durum ise asıl farkı gözler önüne seriyor. İş gücü olarak en fazla nüfusa sahip Çin, Bangladeş, Hindistan’daki 15-24 yaş arası nüfus, önümüzdeki 10 yılda %25 civarında düşecek. Fakat şu anki tahminlere bakılırsa Afrika’nın genç nüfusu 2050 yılına kadar artmaya devam edecek. Bu da şirketlerin yatırımları için oldukça cazip bir oran.

70’li yıllarda Sahra Altı Afrika’da çocukların sadece %9’u ilkokula gidebiliyordu. Yatırım için ara eleman ihtiyacı olarak temel eğitime ihtiyaç var. Bu sebeple aynı dönemlerde tekstil yatırımları için Türkiye ve Meksika gibi ülkeler seçildi. Bugün, Sahra Altı Afrika Türkiye ve Meksika’nın 1975’te oldukları seviyede. Dolayısıyla potansiyel yatırımlar, insanları kırsal fakirlikten çıkarıp sanayileşme ve gelişme istikametine ilerlemesini sağlayacaktır.

Afrika genelinde 2000 yılından beri iç savaşların azaldığını 2010 sonrasında da bitme noktasına geldiğini görüyoruz. Güney Sudan’da devam eden sorunun henüz ne zaman çözüme kavuşacağı belirsiz. Nijerya, Kamerun ve Çad’a zarar veren terör örgütleri hala faal olmasına rağmen  Çad başta olmak üzere, Gine Cumhuriyeti ve Ruanda gibi ülkelerde artık iç savaş yerine yatırımlar konuşuluyor. Otokratik yönetimler ve darbeler azalıyor. Darbe ile değişen hükümetlerde son 10 yılda bir önceki 10 yıla göre %70 oranında azalma söz konusu. Artık politikacılar insanların isteklerine kulak vermeye başlıyor. Her zaman başarılı olamayabilirler, fakat deniyorlar.

Gana’da Aralık, 2012’de yapılan seçimlerde iki aday arasındaki mücadele eğitim üzerineydi. İlk aday, sadece %30’luk kısım değil, herkes için ücretsiz orta okul eğitimi vadetti. Diğeri de 50 tane yeni okul yapacağını söylemek zorunda kaldı. Eğitim büyüme ve yatırımlara yardım ediyor, eğitim aracılığıyla büyümeye yardımcı olan yatırımlar, hükümetlerin gelirlerini arttırmalarına katkıda bulunuyor. Tüm bu örnekler Afrika’da olumlu ve temiz bir döngünün başladığına işaret ediyor.

Yolsuzluk ise Afrika’nın tamamına yakınında, tüm fakir ülkelerde olduğu gibi büyük bir sorun. Fakat bu yatırımlara engel değil. Yatırımlar arttıkça orta sınıf büyüyor ve yolsuzluklar da azalıyor. Kişi başına düşen geliri 5000 Dolar’dan az olan hemen hemen tüm ülkelerin yolsuzluk oranı yüksek.

Bundan sonra ne olacağı konusunda iyimser olmak için oldukça sebep var. 2000 yılında Ekonomist dergisinin kapağında Umutsuz Kıta başlığını kullanıldı ve yapılan şey ise Afrika’nın son 10 yılda %2 olan büyümesine bakıp önümüzdeki 10 yıl içinde neler olacağını sormaktı. Dolayısıyla yine büyümenin %2 olacağı varsaydıldı ve umutsuz bir hikaye anlatılmıştı. Çünkü nüfus artışı %2,5 idi.

1990’larda Afrika’daki insanlar daha da fakirleşmişti. 2012’de ise Ekonomist dergisinin yeni bir kapağı vardı; yeni kapak, Afrika’nın yükseldiğini, çünkü son 10 yıldaki tahmin edilen nüfus artışının yaklaşık %5,5 civarında olduğunu gösteriyordu. Bu sonraki 10 yılın aynı kalacağı anlamına gelmiyor artış hızı bir önceki 10 yıl kadar artsa dahi ki daha fazlası bekleniyor 10 yıl sonra Afrika’da %10 civarında nüfus artışı olacaktır.

Daha da önemlisi Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2025 yılında Dünya’nın geri kalanında 60 yaş üstü nüfus %10 ila %30 arasında ve daha yüksek olacakken Afrika’da bu oran %10’un altında kalmaya devam edecektir. Genç nüfusu ile Afrika, geleceğin üretim merkezi konumundadır.

Tarihte bu denli büyük atılımlar yapan başka coğrafyalarda olmuştur. Hindistan tarihinde bunu görebiliyoruz. 1960’tan 1980’e kadar Hindistan yerinde saydı. Yani Sahra altı Afrika’da 80-90’larda olanlarla aynı. Dünya’nın büyük bölümü büyürken Hindistan yerinde sayıyordu. Nüfus artışı %2,5’ken büyüme hızı %2’ydi. Sonra 1980’den itibaren büyümeye başladı. Hint büyüme hızı %10’ları aştı. Hindistan bunu başardı.

Sahra Altı Afrika’nın büyümesini, Hindistan’ın hikayesi ile karsılaştırınca, epey benzer oldukları söylenebilir. 20 yıl boyunca pek fazla olmayan artış söz konusu ancak Sahra Altı’ndaki artış Hindistan’dakinden oldukça daha iyi. Ardından Asya’yı hesaba katarsak, verilere bakılınca Hindistan Afrika’nın 20 yıl önünde, Gelişen Asya da, Hindistan’ın 10 yıl önünde.

Önümüzdeki 30-40 yıl bazı gerçekçi öngörülere göre Afrika bugün 2 trilyon Dolar olan ekonomiden 2050’de 29 trilyon Dolar’a ulaşacak bir ekonomiye yol alacak. Bu, şuan ki rezervler göz önüne alındığında Avrupa ve Amerika’nın toplamından daha fazladır. Ortalama yaşam süresi 13 yıl artacak. Nüfus ikiye katlanarak 1,3 milyardan 2,6 milyara ulaşacak yani hane geliri önümüzdeki 35 yıl içinde 7 katına yükselecek. İşin enteresan tarafı bunu Afrika’da, Nairobi, Lagos veya Accra’da söylediğinizde, bir soruyla karşılaşabilirsiniz: ‘Neden bu kadar kötümsersiniz?’

İyimser ekonomistlerin bile gözlerinde kaçırdıkları bir husus var. Asya ve Hindistan’daki büyümenin Afrika’da da olacağını varsaymak olumlu ve olumsuz durumlardan bir ders alınamayacağı anlamına gelebilir. Belki de Afrika daha önce yapılan hataların bir kısmını önleyebilir. Gelişen teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmeler Afrika’nın daha da hızlı büyümesine yardım edecektir. Burada herkese görevler düşmektedir.

Afrika’nın boynu bükük hüzünlü halini tekrarlamak yerine Afrika’nın geleceğinde yer alarak yardımcı olmak daha güzel bir duruş olabilir.  Afrika’ya yatırım yapılabilir. Afrika’ya insanların geri götürebilecekleri beceriler kazandırılmalıdır; balık tutmayı değil balık tutmanın nasıl öğretileceği öğretilmelidir. Bu şekilde 21. yüzyılın Afrika’nın yüzyılı olmasını seyretmek yerine buna yardımcı olunabilir.

 

Charles Robertson, Ted Conference, Ekim 2013

World Healt Organisation, Afrika Raporu, 2014

Rayna Breuer, Yatırımın Yeni Adresi Afrika, DeutschWelle, 2014

İnsanlık İçin Kalıcı Eserler

img-20161022-wa0012     Afrika’da yerleşik yaşamın imkânsızlıklar sebebiyle mümkün olamadığı birçok bölgede yerleşik düzen geleneksel kabile kültürünce şekillendirilmeye devam etmektedir. Afrika insanı bir yandan gelişmiş Dünya’nın dayattığı düzeni benimsemek zorunda bırakılırken diğer yandan insan odaklı bir gelecek beklentisi içerisindedir.

Sahra Altı Afrika’nın kırsal kesimlerinde insanlar, yaşamlarını iptidai koşullarda devam ettirirken, çalılardan oluşan Medreseler ile kendi eğitim sistemlerini oluşturmuşlardır. Yabancı eğitim kurumlarına nisbeten oldukça zayıf şartlarda idame ettirilen bu sistemde özgüveni yüksek, umutlu ve gayretli bir nesil ihtiyacına cevap vermekten uzak kalmaktadır.

Diversity Farklılık Derneği olarak Afrika insanının beklentisine cevap verecek insanlık için, insanlığın geleceğinin inşa edileceği kalıcı müesseseler inşa etmekteyiz. Projelerimizi oluştururken gelecekte de işleyecek ve kendini yenileyerek geliştirecek bir sistemle ilerliyoruz. Hayır sahiplerinin de ümidi olarak yaşayan bir kurum olması için her ayrıntıya dikkat ediyoruz.

Medeniyetlere kapı aralasın diye örnek eserler inşa ediyoruz.  Afrika’da şartların getirdiği sonuçları değiştirecek, sosyal alanları, eğitim birimleri, öğretici, öğrenci bölümleri olan; hijyenik şartlar dikkate alınarak ülkenin, bölgenin coğrafi ve iklimsel şartlarına uygun eserler yükseliyor.
maligine

Afrika’da bir eser bin gelecek demektir.

Afrika’da insanlık için, gelecek için, güzel ahlaklı nesiller için, kalıcı eserler.

‘LÖH’ Afrika’da İlim

İlim, Afrika’da en kıymetli uğraşıların başında gelir.  Afrika’nın birçok ülkesinde Müslüman ebeveynler için çocuklarının eğitiminde hafızlığın önemli bir yeri vardır. Kuran-ı Kerim’in öğrenilmesi ve hafız olunması ise şartlardan dolayı çocukların yıllarına mal olur.

Sahra Altıimg-20161022-wa0012 Afrika’da kırsal kesimlerde yer alan ve toplam nüfusun %70’ini oluşturan kesimin bulunduğu bölgelerde İslami eğitim yerel ve iptidai medreseler tarafından verilir.

 

Afrika’da ilim yerel şartlara göre şekillenmiş haldedir. Çocukların medreselerinin çoğu açık arazidir. Dersleri, yerde ve yalınayak yapılır. Geceleri meydana yakılan ateşin etrafı, gündüzleri de bulabildikleri bir gölgeliktir, sınıfları.

Löh Afrikalı Çocukların Tabletidir

Kalemleri ağaçlardan temin edilen çubuklardır. Odun kömürü ise mürekkepleridir. Odun kömürü ve su karışımından elde edilen mürekkeple tane tane, harf harf nakşedilir, Kuran-ı Kerim. Ancak img-20161023-wa0006yazacakları bir kâğıtları dâhi yoktur. LÖH, Afrika’da hafızların tableti, talebelerin defteri, hocaların en büyük ders aracıdır. LÖH, Afrika’da ilmin tarihine şahitlik etmiş odundan elde edilen bir levhadır.

Her çocuğun bir löhü vardır ve tüm eğitimi onun üzerine yazılır. Bir sayfa yazılır çalışılır, silgileri olan kuyu suyu ile silinir, sonra bir sayfa bir sayfa daha. Bu şekilde yıllar süren eğitimlerini alarak Hafız ve Hafize olur Afrika’nın masum çocukları.

Afrika’da ilim yolculuğunda olan çocukların tümü eğitimlerine löh ile başlayıp, eğitimlerini löh ile bitirirler.

 

img-20161022-wa0010nnTarihin şahitlik ettiği ise tüm bu şartlara rağmen Müslüman çocuklarının birçoğunun bu meşakkatli yolda durmadan ilerlemeleri ve bunu seyreden diğer dünya Müslümanlarının halidir.
img-20161022-wa0022img-20161022-wa0011

 

 

Afrika’da Sünnet, Bir Devrin Sonu

Sünnet, Afrika’da vahşet, eziyet ve sakıncalı bir fiil olarak lanse edilmektedir. Bunun yanında imkânı olmayan ama bulaşıcı ve kronik hastalıklardan uzak durmak isteyen Afrika insanı, yerel tekniklerle dâhi olsa sünnet olmaya çalışmaktadır. Afrika’da sünnet insan yaşamında zannedildiğinden daha fazla önem arzetmektedir. Afrika’da sünnet olmak birçok bölgede Müslüman olmanın göstergesidir.

Diversity Farklılık Derneği, Afrika insanının bu halisane çabasını görmezden gelip eleştirmek yerine Bir Nefes Sıhhat Sağlık Projesi kapsamında sağlıklı sünnet organizasyonları düzenlenmeye başlanmıştır. 2016 yılı itibariyle 4 ülkede 5000 çocuğun sağlıklı sünnet edilmesi hedefine doğru ilerlenmektedir. Her gidilen ülkede modern tekniklerle sünnet, hem çocuklar için keyifli bir şenlik hem de aileleri için maliyetsiz bir kolaylığa dönüşmeye başladı. Aynı zamanda gönüllü sağlık ekiplerimiz gidilen ülkelerdeki sağlık mensuplarına eğitimler vererek sünnetin yeni metotlarına dair farkındalık oluşturuyorlar.
IMG_40911.jpg

Her Afrika ülkesinde yapılan bir sünnet organizasyonu çocukların geleceklerine hidayet ve sağlıklı bir adım olarak yansımaktadır. Hayırseverlerin destekleriyle gün gelecek sünnet olan çocuklar bu iyiliğe vesile olanları hayırla yad edeceklerdir. Afrika’da sünnet güzel bir geleceğin temellerini oluşturmaktadır.

 

img_4467
Gelecek, Afrika için aydınlığa dönüşürken artık geleneksel sünnet için bir devrin sonununa işaret etmektedir. Artık Afrika’da karamsar  sözcükler ve tablolar yerini sağlıklı ve bol tebessümlü sünnet şölenlerine bırakmaktadır.

Madagaskar’da Bir Gül Bahçesi

Diversity Farklılık Derneği çalışmaları kapsamında 2012 itibariyle faaliyetlerine başladığı Madagaskar’da ihtiyaç sahibi çocuklar için güzel bir geleceğin temelleri atılıyor. Başkent Antananarivo’da açılan 50 kapasiteli binada ihtiyaç sahibi çocukların eğitim ve barınma ihtiyaçları karşılanıyor. Bu sayede artık Madagaskar’da geleceğe umutla bakan nesillerin temelleri atılmaya başlandı. Diğer yandan 2016 Afrika kurban organizasyonları kapsamında Madagaskar’ın uzak noktalarında çalışmalarını […]

Afrika’da Kurban

Afrika’da Kurban Organizasyonları

Kurban ibadeti için vekaletleri alınan kurbanların kesimleriyle alakalı İslâmi hassasiyetler vardır. Vekaletin alınmasından kurbanın kesildi bilgisinin kurban sahibine ulaştırılmasına kadar her ayrıntı derneğimizin 10 yılı aşkın tecrübesi bulunan ekibiyle gerçekleştirilmektedir. Diversity Farklılık Derneği temsilcileri 2016 yılında Afrika’nın 38 ülke ve bölgesinde hazırlıklarına devam etmektedir.

Kurbanlıkların Hazırlıkları

Kurban kayıtları, internet sitemizden veya derneğimiz aranarak yapılır ve vekaletler sözlü olarak dernek merkezimizde oluşturulan kurban ekibimiz tarafından son derece dikkatli bir şekilde alınır.  Kurban sahibinin niyetine ve kurbanın türüne göre bilgiler, vekaleten organizasyon yapılacak ülkedeki temsilcilere ulaştırılır.

20160318_16500720160318_165122

Afrika’da özellikle kırsal kesimlerde ihtiyaç sahibi insanlar bulunmaktadır. Hayırseverlerin emanet ettikleri kurbanlıklar için 1 Ay önceden bölge ülkelerindeki daimi temsilci ve üyelerimiz hayvanların belirlenmesi için en uygun hayvanların olduğu bölgelere giderler. Kurbanlıklar tüm İslami hassasiyetler gözetilerek işaretlenir. Kurban bayramında oluşabilecek talep ve sahada yaşanabilecek aksaklıklar gözetilerek toplanan bağışlardan fazla sayıda kurbanlık hazırlanır. Hazırlanan kurbanlıklar için ihtiyaç sahibi köyler bizzat ziyaret edilip ihtiyaç yerinde tespit edilerek belirlenir.

Kurban kesimi yapılacak bölgeler ve köyler belirlendikten sonra her bölgede kurbanlar bizzat kendi ekibimiz tarafından kesilmek üzere gerekli araç ve gereçler hazırlanır. Kurbanlıklar belirlendikten sonraki en önemli iş, işaretlenen kurbanlıkların belirlenen bölgelere intikalinin sağlanmasıdır. Bu aşamada güvenilir ve transfer yapılabilecek seviyede araçlar temin edilir. Yıl boyunca bölgede görev yapan temsilcilerimiz tecrübeleriyle kendilerine emanet edilen kurbanlıkları en doğru şekilde yerine ulaştırırlar.

5.jpg

Kurbanların Kesimi ve Dağıtımı

Kurban Bayramı sabahından itibaren derneğimizin sahadaki daimi temsilcileri ve Türkiye’den giden gönüllülerimiz,  kurban kesimi yapılacak bölgelerde namazlarını eda edip kurbanlıklar ile ilgili son denetimi yaparlar. Sonra İslami usullere uygun olarak vekaletleri alınan kurbanlıklar tecrübeli ekiplerimiz tarafından kesimler sahipleri niyetine tamamlanır.

Her köydeki aile fertleri ve kabile reisleri ile kendi dillerinde konuşularak kurbanların müslüman kardeşlerinden gelen bir hediye olduğu iletilir. Kurbanlar kesilip evlere eşit şekilde dağıtılmadan görevlilerimiz yerlerinden ayrılmazlar. Tüm ayrıntılarına dikkat edilerek yapılan kurban kesimleri kurbanın ilk 3 günü devam eder.

Kurban emanetleri vekaletleri uyarınca, sahipleri niyetine kesilip dağıtıldıktan sonra görevlilierimiz, vazifelerini yerine getirmenin rahatlığı ve günlerce yollarda ve köylerde olmanın verdiği tatlı yorgunlukla şehir merkezlerine dönerler.

Kurbanlarla İlgili Bilgilendirme

Artık kurban sahiplerine kurbanlarının kesildiği bilgisi verilme vaktidir. Kurbanını Afrika’lı kardeşleriyle paylaşan hayırseverlere kurbanlarının hangi ülkede kesildiğine dair bilgilendirme yapılır.

Geride kalan Afrika insanının duası ve çocukların belki de ilk defa et yiyebilmesinin sevinci olur. Geriye kalan nice yetimin mutluluğuna vesile olan; kurbanları bayram olan müslümanların duası semaya yükselirken bundan nasiplenen hayırseverlerin gönül rahatlığıdır.

Bir Kurban bedeli 100 USD ‘dir.

*İnternet Sitemizden Online bağış yoluyla Afrika’ya kurbanlarınızı gönderebilirsiniz.

*Derneğimizin hesap numaralarına havale ve eft yoluyla kurban bedelini yatırıp derneğimizi arayıp kayıt oluşturarak kurbanlarınızı gönderebilirsiniz.

*Dernek binamıza gelip kurbanlarınızı makbuz karşılığı teslim edebilirsiniz.

KURBAN BAĞIŞI

Kurban, kuraklıktan çatlamış toprakta rahmete vesile olur, toprak yeşermeye başlar

Afrika’nın Su ile İmtihanı

Bulunabilirse bir bidon hayat kurtarır Afrika’da Sahra Altı Afrika’nın köylerinde su yolculuğu diye bir meşguliyet var. Köylerin değeri yakın bir bölge de su kuyusunun olup olmamasıyla ilgilidir. Yoldan daha önemli olan su, rengi ne olursa olsun Afrika’nın merkezden uzak bölgelerinde yaşam alanlarının yegane varoluş sebebidir. Su yolculuğu da köylerin konumuna göre her yaştan insanın bazen […]

Afrika’da Ramazan

Bir sofra düşünün tek bir tabak, tek çeşit yağsız, tuzsuz bir yemek ve bu yemeği kardeşçe paylaşan Afrika insanı.

Bir Anne düşünün odun ateşinde pişirdiği tek çeşit yemekle tüm Ramazan-ı Şerifi geçiriyor. Bir çocuk düşünün sadece su içerek sahur yapıyor ve 45 dereceyi bulan sıcakta bile orucunu tutmaya gayret ediyor. Ve bir baba düşünün ekmek parası için oruçlu bir şekilde 20 km günlük yürümek zorunda.

Bu şartlarda insanların gönlünde bir başkalık vardır. Ramazan-ı Şerifler, Afrika’da çok başka yaşanır. Recep Ayı’ndan itibaren Ramazan-ı Şerif hazırlıkları başlar. Kandil geceleri ise apayrı yaşanır, 7’den 70’e sabahlara kadar ibadetle geçiren Afrikalı müslümanlar, Hz Allah’a hamd ve tövbe ederek sabahlarlar.

Afrika’da insanların yapabildiği en kolay şey hallerine şükretmektir. Ramazan-ı Şerif ayında iftar yapacak bir tencere kaynıyorsa o evde huzur vardır. Yemeklerinde et yoktur, salça yoktur, salataları ve çeşit çeşit tatlı ve içecekleri yoktur ama muhabbetleri vardır. Ramazan-ı Şerif’te Afrika’da muhabbet vardır. Afrika’da Ramazan-ı Şerif başkadır.

Bir de kardeş selamı vardır Afrika’da. Ramazan-ı Şerif Ayı başlarken her gün at arabası geçen yoldan bir araba gelir içinden beyaz müslüman kardeşleri inerler. Selam verirler elleri dolu dolu gelirler. Köyün bayramı Ramazan-ı Şerif gelmiştir. Türkiye’den Müslüman kardeşlerinizin selamını getirdik. Sizlere hediyeler gönderdiler deyip kumanyaları hediye ederler büyük bir tevazu ile.

Bu gün islam kardeşliğinin yaşandığı gündür Afrikalı için. Köyün ihtiyarları bugünleri gördükleri için Rablerine şükrederler. Artık belki de Ramazan-ı Şerif boyu iftarlarını biraz daha rahat yapacaklardır. Zira bir sonraki gün için erzakları vardır.

Her Ramazan-ı Şerif bir başkadır Afrika’da ama yolu dahi olmayan uzak köylerdeki müslümanları unutmayan samimi kardeşleri de vardır. Her Ramazan-ı Şerif dualar yükselirken hamd ile bu dualardan nasiplenen binlerce isimsiz hayırsever vardır.

6

Afrika’da Özel Bir Görev: Sünnet Organizasyonu

Diversity Farklılık Derneği yetkilileri bana projeden ilk bahsettiğinde etkileyici fakat uçuk gelmişti. Düşünülen zaman dilimi ile gerçekleşecek hedef arasında çok ciddi fark vardı. Her şeye rağmen özellikle Afrika gibi sosyokültürel açıdan bizden çok daha geride olan bir bölgeye yönelik faaliyet konusu olunca fazla düşünmeden kabul ettim.

İnsanlığın özellikle kıta Afrika’sına borcu olduğunu düşünüyorum. Bu projeden maddi anlamda hiçbir beklentim yoktu. Zaten hem partnerimiz Diversity Farklılık Derneği ve yerel temsilcilerinin gönüllük dışında ticari amaçları olan kuruluşlar olmadığını görmüş oldum. Devamını oku

Garipler diyarı Afrika’da Sünnet

Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan sünnet (hıtan, circumcision); erkek tenasül uzvunun ucunda bulunan prepisyum olarak adlandırılan deri kısmının alınarak hem sağlık hem de temizlik açısından uygun bir duruma getirilmesidir.

Sünnet dinimizin şiarı Müslüman olmanın simgesidir. Öyle ki savaş meydanlarında kişinin nereye defnedileceğine sünnetli olup olmamasına göre karar verilmiş ve sünnetli ise Müslüman mezarlığına defnedilmiştir. Müslüman her erkek çocuğunun ergenlik çağına gelmeden sünnet ettirilmesi ve sünnetli bir şekilde mükellef olması babanın vazifelerindendir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya nüfusunun %30’ u sünnetlidir ve bunun  %68’ i Müslümandır. Devamını oku

Afrika ve Benin Sünnet Organizasyonu

Herkesin eşit şekilde yemek yeme, sağlık ve eğitim imkanına sahip olduğu bir dünya tasavvur edebiliyor musunuz?

Diversity derneği olarak böyle bir proje ile Afrika Kıtası’nın Benin ülkesine gittik.

Zayıf idareler ve elverişsiz politikalar nedeniyle, kronik hastalıklar, açlık, kuraklık ve yetersiz beslenme gibi sorunlarla mücadelede kalıcı çözümlere ulaşılamayan Afrika ülkelerinde, hayata geçirilecek olan projeler kıta insanın geleceği açısından ehemmiyet taşıyor. Nitekim kıtada istismara açık ala nlarda faaliyet gösteren kimi kuruluşlar, kıta insanını kalkındıracak projeler yerine onları kendilerine bağımlı kılacak yardım projelerindebulunuyor.benin3

 

Devamını oku