Genel

Garipler diyarı Afrika’da Sünnet

Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan sünnet (hıtan, circumcision); erkek tenasül uzvunun ucunda bulunan prepisyum olarak adlandırılan deri kısmının alınarak hem sağlık hem de temizlik açısından uygun bir duruma getirilmesidir.

Sünnet dinimizin şiarı Müslüman olmanın simgesidir. Öyle ki savaş meydanlarında kişinin nereye defnedileceğine sünnetli olup olmamasına göre karar verilmiş ve sünnetli ise Müslüman mezarlığına defnedilmiştir. Müslüman her erkek çocuğunun ergenlik çağına gelmeden sünnet ettirilmesi ve sünnetli bir şekilde mükellef olması babanın vazifelerindendir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya nüfusunun %30’ u sünnetlidir ve bunun  %68’ i Müslümandır.

Sünnet ergenlik çağına gelmeden önce her yaşta yapılabilir. Psikiyatrik çalışmalar sınırlı olsa da eldeki veriler sünnetin 7 yaşından önce hatta soyut düşünce gelişmeden önce yaptırılması konusunda fikir birliği sağlamaktadır.

Peygamber Efendimiz (SAV) torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’ i doğumlarının 7. Gününde sünnet ettirmişlerdir. S. Freud’ un ileri sürdüğü 1-6 yaş arası kastrasyon anksiyetesi tezi 100 yılı aşkın bir sürede ortaya konulamamıştır.  DSÖ verilerine göre ABD’ de yenidoğan erkek çocukların sünnet ettirilme oranı %60-65 ( yaklaşık 1.200.000) civarındadır.

Afrika; adını duyan çoğu kimsenin aklına yoksulluk, açlık, kölelik, iliklerine kadar sömürülmek gelir. Batının kendi halkına karşı medeni olduğu oranda kendinden olmayana ve özellikle Afrika’ ya karşı ne kadar barbar olduğunu görmemek mümkün değil.

Diversity farklılık Derneği‘nin Benin’ de düzenlemiş olduğu ücretsiz sünnet organizasyonu vesilesi ile yaşamış olduk. Bu organizasyonun önemini o diyara vardığımızda ancak anlayabildik. Gördüğümüz manzara kelimenin tam anlamıyla yokluk ve yokluktan doğan yoksulluk oldu.

Bunca yokluğun içerisinde su kaynaklarının da kısıtlı olmasının hijyen koşullarına dikkat etmeyi ve sağlıklı yaşamayı oldukça zor kılmakta olduğunu müşahede ettik. Hal böyle olunca dini bir vecibe ve aynı zamanda sağlık ve temizlik ameliyesi olan sünnetin sağlıklı şartlarda gerçekleştirilmesi mümkün olmamaktadır.

Sağlıklı şartlarda yapılana halkın büyük çoğunluğu maddi imkansızlıklardan dolayı erişememektedir. Sağlıksız koşullarda yapılan sünnet ise artan enfeksiyon oranlarına ve sonrasında komplikasyon olarak adlandırılan; cinsel organda nekroz (çürüme) ve doku kaybı, şekil bozukluğu, idrar yapma zorlukları vs. yol açabilmektedir.

Yaradılanı yaradandan ötürü sevme düsturundan hareketle kalabalık ve kalifiye bir ekiple çıkmış olduğumuz ve neticesinde Müslüman Hristiyan demeden 1130 Afrikalı çocuğun hijyenik koşullarda sünnetini gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonda halkın memnuniyetini ve gözlerdeki müteşekkir ifadeyi görmemek mümkün değildi.

Afrikadan kalan; Ne kadar da önemsiyormuşuz önemsenmeyecek maddi değerleri ne kadar da dert ediyormuşuz dert sandığımız şeyleri halimize şükretmekten ne kadar da acizmişiz meğer.

Gördük ki varlık sahibi oldukça unutmuşuz, değer yargılarımızı ve en yakınımızdaki insanları. Tebessümün önemini ve tebessüm etmeye ne kadar yabancılaştığını burada fark ediyor insan. 

Dr Hilmi YILMAZ